Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi İşlemleri

TÜRK BOĞAZLARI GEMİ TRAFİK HİZMETLERİ SİSTEMİ İŞLEMLERİ

LİMAN DEVLETİ VE BAYRAK DEVLETİ DENETİMLERİ

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından verilen seyir emniyeti can, mal, çevre güvenliğini korumaya yönelik bir diğer hizmet ise gemi trafik hizmetleri sistemlerinin kullanımıdır. Özellikle İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından oluşan Türk Boğazları bölgesi dar ve zor bir su yolu olması sebebiyle bu bölgede verilen gemi trafik hizmetleri önem arz etmektedir.

Türk Boğazları’ndan geçiş yapacak gemiler öncelikle belli bildirimlerde bulunmakla mükelleftir. Bu bildirimler Türk Boğazlarında Rapor Sistemi (TÜRBAP)’ a işlenir. Bu kapsamda gemilerin vermekle mükellef olduğu toplamda beş çeşit rapor bulunmaktadır. Bu raporlar ve içerikleri aşağıda yer almaktadır:

  1. “Seyir Planı-1 (SP-1) Raporu: Tehlikeli yük taşıyan gemilerle, 500 GT ve daha büyük gemilerin kaptan, donatan ya da acenteleri İstanbul Boğazı ya da Çanakkale Boğazı’na girişten en az 24 saat önce, Kıyı Emniyeti genel Müdürlüğü tarafından işletilen Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’ne (TBGTH) yazılı olarak şekli IMO standartlarına göre Bakanlık/İdare tarafından belirlenmiş SP-1 Raporunu verir.
  2. Seyir Planı-2 (SP-2) Raporu: SP-1 Raporunu vermiş olan ve teknik bakımdan gemisinin 6 ncı maddeye uygun durumda olduğunu saptayan gemi kaptanları, İstanbul veya Çanakkale Boğazı’na girişten 2 saat önce, ya da 20 deniz mili kala TBGTH Merkezine, şekli IMO standartlarına göre Bakanlık/İdare tarafından belirlenmiş SP-2 Raporunu verir.
  3. Mevki Raporu: Türk Boğazlarına girecek olan boyu 20 metre ve daha büyük gemiler, Boğaz girişlerine 5 deniz mili kala VHF ile giriş tarafındaki TBGTH Merkezine kendilerini tanıtacak bilgileri içeren, şekli IMO standartlarına göre Bakanlık/İdare tarafından belirlenmiş Mevki Raporunu verir.
  4. Çağırma Noktası Raporu: İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yapan boyu 20 metre ve daha büyük gemiler, TBGTH Merkezine içeriği IMO standartlarına uygun Çağırma Noktası Raporunu verir.
  5. Marmara Raporu (MARRAP): TBGTH alanını kullanarak Marmara Denizi’ndeki limanlar arasında seyir yapan veya Marmara Denizi’nde bir limandan kalkıp Boğaz geçişi yapacak olan aktif katılımcı gemiler, TBGTH alanına giriş yaptıkları sektöre VHF ile MARRAP verir.” Bu raporların yanı sıra, gemide gelişen salgın hastalık, bulaşıcı hastalık, ölüm, yaralanma gibi durumları da TBGTH Merkezi’ne bildirmekle yükümlüdür.

Türk Boğazlarından geçiş yapacak gemiler için uyulması zorunlu olan bir trafik ayrım düzeni mevcuttur. Türk boğazlarından geçiş yapacak gemiler, trafik ayrım düzenine uyma, çevreyi kirletmeme, usulsüz bağlama ve demirleme yapmama gibi pek çok yükümlülük taşır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini ise TBGTH Merkezi gözlemler.

1.     Liman Devleti Denetimi

Liman devleti denetimi (Port State Control- PSC) bayrak devletinin yükümlülükleri gemilerin karışacakları olası kaza ve çatmaların engellenmesi için yeterli bulunmadığından önleyici bir tedbir olarak geliştirilmiştir.

1978 yılında gerçekleşen AMOCO CADIZ adlı geminin karıştığı kaza sonucu Fransa kıyılarında gerçekleşen kirlilik, 14 Avrupa ülkesinin katılımıyla düzenlenen toplantıda Paris Liman Devleti Kontrolü Mutabakat Muhtırası (Paris MoU) Ocak 1982 yılında imzalanmasına sebep olmuştur. Paris Mou liman devleti denetimlerinin karşılıklı olarak düzenlendiği öncü metinlerden birisidir. Paris Mou’nun etkili uygulamaları sonrasında, IMO’nun, Kasım 1991’de Res.18A.682 (17) sayılı “Gemi ve Atıklarının Kontrolünde Bölgesel İşbirliği” kararı ile uluslararası standartların iyileştirilerek standart altı gemilerin elimine edilmesi, bu sayede deniz emniyetinin sağlanması ve çevre kirliliğinin önlenmesi uğraşlarına önemli katkılar sağlanması adına tüm dünyada 1982 yılında Avrupa Bölgesinde kurulan Paris MoU örnek alınarak bölgesel liman devleti denetimi rejimleri kurulması önerilmiştir. Bu kapsamda, pek çok memorandum kurulmuştur. Türkiye, bu memorandumlardan Akdeniz Mou ve Karadeniz Mou’ya üyedir.

Liman devleti denetimine ilişkin usul ve esasların yer aldığı, rehber niteliği taşıyan IMO’nun 4 Kasım 2019 tarihli A.1138(31) sayılı kararı (resolution) liman devleti denetimi ile ilgili pek çok tanım ve yönergeye yer vermiş bulunmaktadır. Zira bu karar, liman devleti denetimi prosedürü (Procedures for Port State Control) başlığını taşımaktadır. Bu belge liman devleti denetimi yapan ülkeler için uluslararası bir rehber niteliğini taşımaktadır. A.1138(31) sayılı kararda ayrıca liman devleti denetimiyle ilgili uluslararası geçerliliği olan genel terimlerin anlamlarına yer verilmiştir. Bunlar;

  1. Dökme Yük Gemisi: Liman Devleti denetimi amacıyla, SOLAS 1974 kuralları IX/1.6 ve XII/1.1 ve MSC.277(85) sayılı karardaki tanımlar dökme yük gemisi için dikkate alınır. Liman devleti denetim görevlisi geminin cinsini sertifikalarına göre belirleyip kabul eder. Ancak sertifikalarda dökme yük gemisi ibaresi bulunmuyorsa da geminin dökme yükleri taşıyabileceği kabul edilebilir.
  2. Açık Gerekçe: Geminin, teçhizatının veya mürettebatının ilgili sözleşmelerin gerekliliklerine büyük ölçüde uymadığının veya kaptanın veya mürettebat üyelerinin gemilerin güvenliği veya kirliliğin önlenmesi ile ilgili temel gemi prosedürlerine aşina olmadığını kanıtlayan her türlü delil, emare.
  3. Eksiklik: İlgili sözleşmenin gereklerine uygun olmadığı tespit edilen durumlar.
  4. Geminin Tutulması: Geminin veya mürettebatının durumunun ilgili sözleşmelerle ilgili esaslı eksikliklerinin bulunması durumunda, gemi veya gemideki kişilere tehlike oluşturmadan denize açılana kadar denize açılmamasını sağlamak için liman devleti tarafından yapılan müdahale eylemi.
  5. İlk İnceleme: Bulunması gerekli sertifikaların ve diğer belgelerin geçerliliğini, geminin genel durumunu, teçhizatını ve mürettebatını kontrol etmek için bir gemide yapılan ziyarettir.
  6. Detaylı Denetim: Açık gerekçeler bulunması durumunda geminin detaylı denetimi yapılır.
  7. En Yakın Uygun ve Müsait Tamir Tersanesi: Tamir durumunun takibinin yapılabileceği ve gemideki yükü dikkate alarak tutulma limanında veya geminin ilerlemeye yetkili olduğu limanda veya bunlara en yakın limandır.
  8. Liman Devleti kontrol görevlisi: İlgili bir sözleşmeye taraf olan bir Devletin yetkili makamı tarafından liman Devleti kontrol denetimlerini yürütmek üzere usulüne uygun olarak yetkilendirilmiş ve münhasıran o tarafa karşı sorumlu olan kişi.
  9. Tanınmış Kuruluşlar (Recognized Organizations) (RO): Tanınmış Kuruluşlar Kodunda (RO Kodu) (MSC.349(92) ve MEPC.237(65)) belirtilen ilgili koşulları karşılayan ve bayrak Devleti İdaresi tarafından kendi bayrağını taşımaya yetkili gemilere gerekli incelemeleri yapmak ve sertifikaları vermek üzere yetkilendirilmiş kuruluştur.
  10. Operasyonun Durdurulması: Tek başına ya da birlikte, böyle bir operasyonun devamını tehlikeli kılan tanımlanmış bir eksiklik ya da eksiklikler nedeniyle bir geminin operasyona devam etmesinin resmen yasaklanmasıdır.
  11. Standart altı gemi: Tekne, makine, teçhizat veya işletme güvenliği ilgili sözleşmelerin gerektirdiği standartların önemli ölçüde altında olan veya mürettebatın gemi adamı asgari donatım şartlarına uygun olmadığı gemidir.
  12. Geçerli sertifikalar: İlgili bir sözleşmenin taraflarından biri tarafından veya bir RO tarafından doğrudan elektronik veya kağıt üzerinde düzenlenmiş, doğru ve geçerlilik tarihlerini içeren, ilgili sözleşmenin hükümlerini karşılayan ve ayrıntılarını içeren sertifikalardır.

2.     Liman Devleti Denetimi Prosedürü

A.1138(31) sayılı kararda bahsedilen bir diğer konu ise liman devleti denetiminin nasıl yapılacağıdır. Legal çerçevede yer alan anlaşmalar uyarınca devletler limanlarında liman devleti denetimi yapabilir. Bu denetimler, taraf devletin kendi inisiyatifiyle, başka bir tarafın talebi üzerine veya bir gemiyle ilgili olarak sağlanan bilgilere dayanarak, ya da bir gemi mürettebatının bir üyesi, bir meslek kuruluşu, bir dernek, bir sendikanın istemi üzerine mürettebatının ve yolcularının güvenliği için veya deniz çevresinin korunması amacıyla yapılabilir. Sözleşmelere taraf ülkeler bayrak devleti olarak bayraklarını çeken gemileri denetliyor olsalar da liman devleti denetimi kapsamında usulüne göre yetkilendirilmiş liman devleti denetçileri tarafından gemilerinin denetleyeceğini sözleşmelere dahil olarak kabul etmiş olurlar. Ancak liman devleti denetimi kapsamında liman devletinin yetkileri de sınırlıdır. Bu denetimler kapsamında bir geminin yolundan haksız alıkonmaması veya geciktirilmemesi gerekmektedir.

A.1138(31) sayılı kararın 2.3. bölümünde liman devleti denetiminin genel prosedürlerinden bahsedilmektedir. Öncelikle bir gemiye çıkan denetim görevlisi, kaptana veya istenmesi halinde gemi sahibinin temsilcisine resmi kimlik kartını ibraz etmelidir. Liman devleti denetimi bir rapor veya şikayete dayalı olarak başlatılmışsa, özellikle ihbar mürettebat tarafından yapılmışsa, ihbarın kaynağı açıklanmamalıdır. Gemide tutulmaya sebep olan ekipmanların tamiri için gerekli parçalar hemen bulunabilir parçalar değilse denetim görevlisinin görüşüyle başka bir çözüm uygulanabilir. Bu sebeple taraflarla iş birliği yapılarak denetimin sürdürülmesi önem arz etmektedir. Tutulma gerektiren eksikliklerin denetimin yapıldığı limanda giderilememesi durumunda denetim görevlisi geminin başka bir limana gitmesi konusunda izin verebilir. Ancak bu izin konusunda geminin gideceği liman devletinin denizcilik idaresi haberdar edilmelidir. Tutulma sebeplerini içeren, bayrak devletine gönderilmek üzere tanzim edilen rapor tutulmaya neden olan eksiklikleri açık ve ayrıntılı bir şekilde içermelidir. Şirket veya temsilcisi, bir liman devleti makamı tarafından alınan bir tutulma kararına itiraz etme hakkına sahiptir. Denetim görevlisi kaptanı itiraz hakkı konusunda uygun şekilde bilgilendirmelidir. Liman devleti denetimi sırasında denetim görevlileri kendilerine eksiklikler ile ilgili dayanak sorulduğunda kaynak gösterebilmek için “Denetim Görevlileri için Genel Prosedür Rehberi” (General Procedural Guidelines for PSCOs)’ni taşımak zorundadır.

Ulusal mevzuatımızda liman devleti kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Liman Devleti Denetimi Yönetmeliği adlı yönetmelikte yer almaktadır.

3.     Bayrak Devleti Denetimi

1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS)’nin 90. maddesinde yer aldığı üzere uluslararası sularda her devlet kendi bayrağını taşıyan gemileri seyrettirme özgürlüğüne sahiptir. UNCLOS’un 91. maddesinde belirtildiği üzere devletler, gemilere hangi şartlar altında bayrak çekme yetkisi vereceklerini düzenleyebilirler. Gemiler hangi devletin bayrağını çekmişlerse o devletin tabiiyetinde sayılır. UNCLOS’un 217. maddesine göre, “Bayrak devletleri, gerekli standartlara uymayan gemilerin seyir yapmasını yasaklar; sadece uluslararası gereklilikleri karşılayan gemilerine uluslararası formatta sertifika ve belge düzenler.” UNCLOS’un “Bayrak Devletinin Yükümlülükleri” başlıklı 94. maddesi, bayrak devletine, Bayrağını taşıyan gemilerin tanınırlığını sağlayan unsurların bulunduğu bir sicil tutulması, Bayrağını taşıyan gemilerde bulunan kaptanlar, zabitler ve mürettebat hakkında seyir emniyeti ve can, mal, çevre güvenliğinin sağlanması amacıyla çeşitli idari ve teknik düzenlemeler yapılması, Bayrak devletinde inşa edilecek gemilerin denize elverişli bir şekilde üretilmesinin sağlanması, Uluslararası metinler baz alınarak gemiadamlarının uygun şekilde eğitimlerinin ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinin sağlanması, Deniz ulaşımında kazaların ve çatmaların önlenmesi amacıyla iletişim yöntemlerinin etkin bir şekilde kullanımının sağlanması, Gemilerin sicile kaydının yapılması öncesi ve kayıtlı gemilerde belli aralıklarla bayrak devleti kurallarına uygunluğun sörveyörlerce denetlenmesi, Gemilerin gerekli yeterliliklere sahip zabitlerce yönetilmesinin sağlanması, Gemiadamlarının uluslararası kurallar konusunda bilgi sahibi olmalarının sağlanması konusunda yükümlülükler getirmiştir.

Bayrak devleti, bayrağını taşıyan geminin karıştığı veya sebep olduğu başka bir devletin vatandaşlarının ölümüne ya da yaralanmalarına neden olan veya başka bir devletin gemilerine, tesislerine, deniz çevresine ciddi şekilde zarar veren olaylarda ilgililerin de huzurunda soruşturma açma yükümlülüğü altındadır. Ulusal hukukta bayrak devleti denetimine ilişkin usul ve esaslar Gemilerin Genel Denetimi ve Belgelendirilmesi Hakkında Yönetmelik’te yer almaktadır. Yönetmeliğe göre bayrak devleti kontrolü geminin yaşam döngüsünün başlamasıyla başlar. Bayrak devleti denetiminin aşamaları;

  1. Geminin yapımı öncesi projelerin incelenmesi, mevzuata uygunluğunun denetlenmesi,
  2. Geminin inşa sürecinde malzemelerin depolanması, geminin omurgasının inşası, geminin suya indirilmesi ve deneme seferlerinin yapılması da dâhil olmak üzere geminin inşa sürecinin tamamında mevzuata uygunluk denetimlerinin yapılması,
  3. Geminin faaliyetine başladığı günden itibaren geminin faaliyetinin sona ereceği güne kadar olan tüm denetim, sertifikasyon, sörvey hizmetlerinden oluşur.

Bayrak devleti denetiminin içeriği ise yönetmeliğin 7. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre denetim; geminin yapısı, bölmeleri, kararlılığı ve genel tertibi bakımından, gemiye takılmış olan unsurlar, malzemeler ve teçhizat bakımından ve gemiyle ilgili prosedürler ve işletim düzenlemeleri bakımından yapılacaktır. Bayrak denetimini yapmak için yetkili makamlar en başta İdare olmak üzere, bölge müdürlükleri, gemi denetim birimleri ve denetim görevlileridir. Denetim görevlileri bir bölge müdürlüğünün yetki alanını denetlemek için görevlendirirler ve liman başkanlıkları uhdesinde bulunurlar. Gemi trafiğinin durumuna göre liman başkanlıklarında bir veya birden fazla denetim görevlisi görevlendirilebilir ve bunlardan müteşekkil bir gemi denetim birimi ihdas edilebilir. Denetim görevlileri görevleri sebebiyle elde ettikleri yetkileri bağlamında pek çok sorumluluk ve görevleri vardır. Öncelikle denetim görevlileri yanlarında denetim yetkisine haiz olduklarını gösteren bir kimlik taşımaları ve bu kimliği denetim yaptıkları geminin kaptanına, görevli zabitine, ilgili kişilere ibraz etmeleri gerekmektedir. Denetim görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken azami saygı çerçevesinde yerine getirmeleri ve denetime geçirenlerin kişisel verilerinin korunması noktasında özen göstermeleri gerekmektedir. Denetime başlanmasının ardından geminin yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca denetlenmesi gerekli unsurlarının uluslararası ve ulusal mevzuata uygunluğunun denetlenmesi gerekmektedir. Denetim tamamlandığında, bu denetimde elde edilen bilgi ve verilerin, denetim yapan personelin görüş ve önerilerinin yer aldığı denetim raporu hazırlanır. Bu raporun denetimin yapılmasından itibaren 10 gün içerisinde hazırlanması gerekmektedir. Denetim raporlarının formatı İdare tarafından belirlenir. Ancak denetim raporu formatında asgari olarak bulunması gereken hususlar mevcuttur. Bunlar; Denetimi yapılan geminin kimliğine ve denetim sırasında hazır bulunanların kimliğine ilişkin bilgiler, Denetim faaliyetinin gerçekleştiği tarih, yer ve saatler, Denetimle görevli uzman veya uzmanların kimlik bilgileri, Denetimi yapılan gemide bulunan denetime konu malzemelerin, teçhizatın, unsurların listesi, Denetim sonucunun olumlu olması durumunda denetim konusunun ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olduğu; denetim sonucu olumsuz ise uygunsuzlukların listesi ve ihlal edilen kurallar, uygunsuzlukların deniz emniyeti ve güvenliğine etkileri noktasındaki görüşler, Tespit edilen eksikliklerin giderilmesi noktasında alınması gereken önlemler ve bu önlemlerin alınması gereken süre, İdare tarafından hazırlanacak belge ve sertifikaların tasdik edilmesi, yenilenmesi veya süresinin uzatılması konusundaki görüşlerdir. Bayrak devleti denetiminin ana amacı gemilerin denize elveriş olup olmadığını tespit etmektir. Bu denize elverişlilik tespiti geminin inşası aşamasından başlar ve geminin faaliyeti son buluncaya kadar devam eder.